الطِّفْلُ يَلْعَبُ فِي الحَدِيقَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ.
Çocuk bahçede arkadaşlarıyla oynuyor.
الطِّفْلُ يَلْعَبُ فِي الحَدِيقَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ.
Çocuk bahçede arkadaşlarıyla oynuyor.
الطِّفْلُ الصَّغِيرُ نَائِمٌ فِي سَرِيرِهِ.
Küçük bebek yatağında uyuyor.
كُلَّ صَبَاحٍ أَرَى الطِّفْلَ الصَّغِيرَ أَمَامَ بَيْتِنَا يَلْعَبُ بِالْكُرَةِ مَعَ أَصْدِقَائِهِ.
Her sabah evimizin önünde ufaklığın arkadaşlarıyla top oynadığını görüyorum.
yavru, velet, yumurcak, sabi