اسْتَخْدَمَ الرَّاعِي عَصًا طَوِيلَةً لِتَوْجِيهِ الْأَغْنَامِ فِي الْمَرْعَى.
Çoban, otlakta koyunları yönlendirmek için uzun bir sopa kullandı.
اسْتَخْدَمَ الرَّاعِي عَصًا طَوِيلَةً لِتَوْجِيهِ الْأَغْنَامِ فِي الْمَرْعَى.
Çoban, otlakta koyunları yönlendirmek için uzun bir sopa kullandı.
حَمَلَ السَّاحِرُ عَصًا سِحْرِيَّةً فِي يَدِهِ.
Sihirbaz elinde sihirli bir değnek tutuyordu.
يَتَّكِئُ الْجَدُّ عَلَى عَصًا خَشَبِيَّةٍ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ فِي الْحَدِيقَةِ.
Dede bahçede yürürken tahta bir bastona yaslanıyor.
Ayrıca: çubuk, asa
cop, kötek