قَادَ الْفَرِيقَ بِمَهَارَةٍ عَالِيَةٍ لِتَحْقِيقِ الْفَوْزِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ الصَّعْبَةِ.
Takımı zorlu final maçında zafere ulaşmak için büyük bir beceriyle yönetti.
قَادَ الْفَرِيقَ بِمَهَارَةٍ عَالِيَةٍ لِتَحْقِيقِ الْفَوْزِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ الصَّعْبَةِ.
Takımı zorlu final maçında zafere ulaşmak için büyük bir beceriyle yönetti.
قَادَ السَّيَّارَةَ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ عَلَى الطَّرِيقِ السَّرِيعِ مُتَجَاوِزًا الْحَدَّ الْمَسْمُوحَ بِهِ.
Otoyolda izin verilen limiti aşarak arabayı çok hızlı sürdü.
قَادَ الْمُرْشِدُ السِّيَاحِيُّ الْمَجْمُوعَةَ فِي جَوْلَةٍ مُثِيرَةٍ لِاسْتِكْشَافِ الْمَعَالِمِ التَّارِيخِيَّةِ.
Tur rehberi, tarihi yerleri keşfetmek için heyecan verici bir turda gruba rehberlik etti.
baş çekmek, komuta etmek, kumanda etmek, öncülük etmek, yönlendirmek, öncül olmak, riyaset etmek, güdümlemek, gütmek, gezdirmek