قاصع

Anlamlar

كان البرد قاصعا هذا الشتاء، حيث تجمدت الأنهار.

Bu kış soğuk şiddetliydi, nehirler dondu.

كانت رائحة العطر قاصعة جدا لدرجة أنها أزعجتني.

Parfümün kokusu o kadar keskin ki beni rahatsız etti.

كانت الشمس قاصعة في الصحراء، مما جعل السفر صعبا.

Çölde güneş yakıcıydı, bu da seyahati zorlaştırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler