أُحِبُّ قُرْبَكَ مِنِّي لِأَنَّكَ صَدِيقِي الْمُخْلِصُ.
Sadık arkadaşım olduğun için bana yakınlığını seviyorum.
أُحِبُّ قُرْبَكَ مِنِّي لِأَنَّكَ صَدِيقِي الْمُخْلِصُ.
Sadık arkadaşım olduğun için bana yakınlığını seviyorum.
يَقَعُ مَنْزِلُنَا قُرْبَ الْمَسْجِدِ الْكَبِيرِ.
Evimiz büyük caminin civarında bulunuyor.
yan, yanı başı
دَفَعْتُ الْكُرْسِيَّ قَلِيلاً لِأُقَرِّبَهُ إِلَى الطَّاوِلَةِ.
Sandalyeyi masaya yanaştırmak için biraz ittim.
yaklaştırmak, yakınlaştırmak, yuvarlamak
قَرُبَ مَوْعِدُ الِامْتِحَانِ.
Sınav vakti yaklaştı.