اسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُ الْقَوْسَ وَالسِّهَامَ لِاصْطِيَادِ الْحَيَوَانَاتِ فِي الْغَابَةِ.
Avcı ormanda hayvanları avlamak için yay ve ok kullandı.
اسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُ الْقَوْسَ وَالسِّهَامَ لِاصْطِيَادِ الْحَيَوَانَاتِ فِي الْغَابَةِ.
Avcı ormanda hayvanları avlamak için yay ve ok kullandı.
يَتَمَيَّزُ الْجِسْرُ بِقَوْسٍ حَجَرِيٍّ جَمِيلٍ يَجْعَلُهُ مَعْلَماً بَارِزاً.
Köprü, onu önemli bir simge yapan güzel bir taş kemere sahiptir.
ضَعِ الْجُمْلَةَ بَيْنَ قَوْسَيْنِ لِتَوْضِيحِ مَعْنَاهَا بِشَكْلٍ أَفْضَلَ.
Anlamını daha iyi açıklamak için cümleyi parantez içine alın.
Ayrıca: ayraç, kavis
yarım daire, yay ayraç
وَضْعُ الْجُلُوسِ الْخَاطِئُ يُقَوِّسُ الْقَامَةَ.
Yanlış oturma pozisyonu, duruşu kamburlaştırır.