كَمْشَة

أَخَذْتُ كَمْشَةً مِنَ الْمُكَسَّرَاتِ مِنَ الْوِعَاءِ الْكَبِيرِ.

Büyük kaptan bir avuç dolusu fındık aldım.

أَضَافَتِ الطَّاهِيَةُ كَمْشَةً مِنَ الْمِلْحِ إِلَى الْحَسَاءِ.

Aşçı çorbaya bir tutam tuz ekledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler