اشْتَرَتِ الْعَرُوسُ خَاتَمَ مَاسٍ رَائِعًا لِارْتِدَائِهِ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ.

Gelin, düğünde takmak için muhteşem bir elmas yüzük satın aldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

مَاسّ

تَأَكَّدْ مِنْ أَنَّ الْأَسْلَاكَ لَيْسَتْ مَاسَّةً لِبَعْضِهَا الْبَعْضِ لِتَجَنُّبِ حُدُوثِ مَاسٍّ كَهْرَبَائِيٍّ.

Kısa devreyi önlemek için kabloların birbirine temas etmediğinden emin olun.

كَانَتْ كَلِمَاتُهُ مَاسَّةً لِلْقَلْبِ، أَثَّرَتْ فِي الْجَمِيعِ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ.

Onun sözleri kalbe dokunuyordu, herkesi derinden etkiledi.

İlişkili Kelimeler