مُفْلِس

مَفَالِيس

أَنَا مُفْلِسٌ تَمَامًا هَذَا الشَّهْرَ بِسَبَبِ الْمَصَارِيفِ الْكَثِيرَةِ.

Bu ay çok fazla harcama yaptığım için tamamen meteliksizim.

أَصْبَحَتِ الشَّرِكَةُ مُفْلِسَةً بِسَبَبِ سُوءِ الْإِدَارَةِ.

Şirket kötü yönetim yüzünden batkın duruma düştü.

أَصْبَحَتِ الشَّرِكَةُ مُفْلِسَةً بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.

Şirket, ekonomik kriz nedeniyle müflis duruma düştü.

Ayrıca: züğürt, iflas etmiş, parasız

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler