نَذْل

لَا تَثِقْ فِي هَذَا الرَّجُلِ، إِنَّهُ شَخْصٌ نَذْلٌ وَلَا يَحْتَرِمُ الْآخَرِينَ.

Bu adama güvenme, o alçak bir insan ve başkalarına saygı duymuyor.

إِنَّهُ شَخْصٌ نَذْلٌ، يُحَاوِلُ دَائِمًا اسْتِغْلَالَ الْآخَرِينَ لِمَصْلَحَتِهِ.

O adi bir insan, her zaman başkalarını kendi çıkarı için kullanmaya çalışıyor.

تَصَرُّفُهُ كَانَ نَذْلًا لِلْغَايَةِ، لَمْ أَتَوَقَّعْ مِنْهُ هَذَا السُّلُوكَ.

Davranışı çok aşağılıktı, ondan böyle bir davranış beklemiyordum.