oyukاخْتَبَأَتِ الْأَفْعَى فِي وَجْرَةٍ صَغِيرَةٍ بَيْنَ الصُّخُورِ.Yılan kayaların arasındaki küçük bir oyukta saklandı.
kovukوَجَدْتُ سِنْجَابًا يَعِيشُ فِي وَجْرَةِ شَجَرَةٍ قَدِيمَةٍ.Eski bir ağacın kovuğunda yaşayan bir sincap buldum.