كَانَتِ الحِوَارَاتُ فِي الفِيلْمِ وَاقِعِيَّةً وَمُؤَثِّرَةً لِلْغَايَةِ.
Filmdeki diyaloglar çok gerçekçi ve etkileyiciydi.
كَانَتِ الحِوَارَاتُ فِي الفِيلْمِ وَاقِعِيَّةً وَمُؤَثِّرَةً لِلْغَايَةِ.
Filmdeki diyaloglar çok gerçekçi ve etkileyiciydi.
سَاعَدَتِ المُحَادَثَةُ بَيْنَ البَلَدَيْنِ عَلَى حَلِّ المَشَاكِلِ.
İki ülke arasındaki diyalog, sorunların çözülmesine yardımcı oldu.
الْمُحَاوَرَةُ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ كَانَتْ مُثْمِرَةً وَأَدَّتْ إِلَى تَفَاهُمٍ أَفْضَلَ.
Taraflar arasındaki diyalog verimliydi ve daha iyi bir anlayışa yol açtı.
Ayrıca: تَحَاوُر
نِقَاش