telafi

عَمِلَ بِجِدٍّ لِتَعْوِيضِ الْخَطَأِ الَّذِي ارْتَكَبَهُ.

Yaptığı hatayı telafi etmek için çok çalıştı.

تَقَدَّمَ بِطَلَبٍ إِلَى شَرِكَةِ التَّأْمِينِ لِجَبْرِ الضَّرَرِ.

Zararı telafi etmek için sigorta şirketine başvurdu.

أَسْرَعَ لِتَدَارُكِ الْوَقْتِ الَّذِي فَقَدَهُ.

Kaybettiği zamanı telafi etmek için hızlandı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler