شعرت بالخذلان عندما لم يتم قبولي في الجامعة التي أردتها.
İstediğim üniversiteye kabul edilmediğimde hayal kırıklığına uğradım.
شعرت بالخذلان عندما لم يتم قبولي في الجامعة التي أردتها.
İstediğim üniversiteye kabul edilmediğimde hayal kırıklığına uğradım.
الخذلان من الأصدقاء هو أسوأ أنواع الألم.
Arkadaşlardan gelen ihanet, en kötü acı türüdür.
الخذلان في وقت الحاجة أمر لا يغتفر.
İhtiyaç anında yardım etmemek affedilmez bir şeydir.