ذاعر

Anlamlar

كان الطفل ذاعرا بعد رؤية الكلب الكبير ينبح بصوت عال.

Çocuk, yüksek sesle havlayan büyük köpeği gördükten sonra korkmuştu.

بدت المرأة ذاعرة بعد سماعها خبر الحادث المروع الذي وقع في الحي.

Kadın, mahallede meydana gelen korkunç kaza haberini duyduktan sonra dehşete düşmüş görünüyordu.

كانت الحيوانات ذاعرة بسبب صوت الرعد القوي الذي هز المنطقة.

Hayvanlar, bölgeyi sarsan güçlü gök gürültüsü sesi yüzünden ürkmüştü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler