أَلَق

تَذَكَّرَتْ أَلَقَ الْمَاضِي عِنْدَمَا زَارَتِ الْقَصْرَ الْقَدِيمَ.

Eski sarayı ziyaret ettiğinde geçmişin görkemini hatırladı.

كَانَ لِأَشِعَّةِ الشَّمْسِ أَلَقٌ خَاصٌّ عَلَى سَطْحِ الْبَحْرِ فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ.

Güneş ışınlarının sabahın erken saatlerinde denizin yüzeyinde özel bir parıltısı vardı.

أَعْطَى الثَّلْجُ الْمُتَسَاقِطُ أَلَقًا سَاحِرًا لِلْمَدِينَةِ فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ.

Yağan kar, kışın şehre büyüleyici bir ışıltı verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler