يَجِبُ عَلَيْنَا الْحِفَاظُ عَلَى صِحَّةِ الْجَسَدِ مِنْ خِلَالِ التَّغْذِيَةِ السَّلِيمَةِ.
Doğru beslenme yoluyla vücudun sağlığını korumalıyız.
يَجِبُ عَلَيْنَا الْحِفَاظُ عَلَى صِحَّةِ الْجَسَدِ مِنْ خِلَالِ التَّغْذِيَةِ السَّلِيمَةِ.
Doğru beslenme yoluyla vücudun sağlığını korumalıyız.
تَأَثَّرَ الْجَسَدُ بِالْمَرَضِ وَأَصْبَحَ ضَعِيفًا جِدًّا.
Beden hastalıktan etkilendi ve çok zayıf düştü.
تَحَرَّكَ الْجَسَدُ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ فِي الْفَضَاءِ.
Cisim uzayda çok hızlı hareket etti.
naaş
جَسَّدَ الْفَنَّانُ مَشَاعِرَهُ فِي التَّمَاثِيلِ.
Sanatçı, duygularını heykellerde maddeleştirdi.
vücut vermek, vücuda getirmek, canlandırmak, dramatize etmek, betimlemek, cisimlendirmek, simgeleştirmek, nesnelleştirmek, kişileştirmek, somutlamak