مِنَ الْمُهِمِّ أَنْ نَتَحَاوَرَ مَعَ الْآخَرِينَ بِاحْتِرَامٍ لِتَبَادُلِ الْأَفْكَارِ وَالْآرَاءِ.
Fikir ve görüş alışverişinde bulunmak için başkalarıyla saygılı bir şekilde diyalog kurmak önemlidir.
مِنَ الْمُهِمِّ أَنْ نَتَحَاوَرَ مَعَ الْآخَرِينَ بِاحْتِرَامٍ لِتَبَادُلِ الْأَفْكَارِ وَالْآرَاءِ.
Fikir ve görüş alışverişinde bulunmak için başkalarıyla saygılı bir şekilde diyalog kurmak önemlidir.
حَاوَلَ الطَّرَفَانِ أَنْ يَتَحَاوَرَا لِلْوُصُولِ إِلَى حَلٍّ سِلْمِيٍّ لِلنِّزَاعِ الْقَائِمِ.
Taraflar mevcut anlaşmazlığa barışçıl bir çözüm bulmak için müzakere etmeye çalıştılar.
حَاوَرَ الصَّحَفِيُّ الْمُدَرِّبَ بَعْدَ الْمُبَارَاةِ.
Gazeteci maçtan sonra antrenörle söyleşi yaptı.
konuşmak