اِسْتَمْتَعْتُ بِحِوَارٍ طَوِيلٍ مَعَ صَدِيقِي حَوْلَ مُسْتَقْبَلِنَا.
Arkadaşımla geleceğimiz hakkında uzun bir sohbetten keyif aldım.
اِسْتَمْتَعْتُ بِحِوَارٍ طَوِيلٍ مَعَ صَدِيقِي حَوْلَ مُسْتَقْبَلِنَا.
Arkadaşımla geleceğimiz hakkında uzun bir sohbetten keyif aldım.
كَانَ الْحِوَارُ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ مُثْمِرًا وَبَنَّاءً لِلْغَايَةِ.
Taraflar arasındaki diyalog çok verimli ve yapıcıydı.
كَشَفَ الْحِوَارُ فِي الْفِيلْمِ عَنْ عُمْقِ الشَّخْصِيَّاتِ.
Filmdeki muhavere, karakterlerin derinliğini ortaya çıkarıyordu.
Ayrıca: müzakere
röportaj, söyleşi, replik