ذَرَّ

ذَرَّتِ الرِّيَاحُ الْغُبَارَ فِي كُلِّ مَكَانٍ.

Rüzgar her yere toz yaydı.

ذَرَّتِ الْأُمُّ الْمِلْحَ عَلَى الطَّعَامِ لِإِضَافَةِ نَكْهَةٍ.

Anne, lezzet katmak için yemeğe tuz serpti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler