مَا هُوَ سَبَبُ غِيَابِكَ عَنِ الْعَمَلِ الْيَوْمَ؟ هَلْ أَنْتَ مَرِيضٌ؟
Bugün işe gelmemenin nedeni nedir? Hasta mısın?
مَا هُوَ سَبَبُ غِيَابِكَ عَنِ الْعَمَلِ الْيَوْمَ؟ هَلْ أَنْتَ مَرِيضٌ؟
Bugün işe gelmemenin nedeni nedir? Hasta mısın?
السَّبَبُ الرَّئِيسِيُّ لِنَجَاحِ الْمَشْرُوعِ هُوَ التَّخْطِيطُ الْجَيِّدُ وَالْعَمَلُ الْجَمَاعِيُّ الْمُثْمِرُ.
Projenin başarısının ana sebebi iyi planlama ve verimli ekip çalışmasıdır.
vesile, gerekçe, etken, münasebet, medar, saik, saika
سَبَّبَ ارْتِفَاعُ الْأَسْعَارِ اسْتِيَاءً كَبِيرًا بَيْنَ النَّاسِ.
Fiyatlardaki artış, insanlar arasında büyük bir hoşnutsuzluğa sebep oldu.
قَدْ يُسَبِّبُ التَّدْخِينُ أَمْرَاضاً خَطِيرَةً فِي الْمُسْتَقْبَلِ.
Sigara içmek gelecekte ciddi hastalıklara yol açabilir.
سَبَّبَ الْإِهْمَالُ وُقُوعَ حَادِثِ سَيْرٍ خَطِيرٍ.
İhmal, ciddi bir trafik kazasına neden oldu.