نُتَابِعُ سَيْرَ الْعَمَلِ فِي الْمَشْرُوعِ كُلَّ أُسْبُوعٍ.
Projedeki işin gidişatını her hafta takip ediyoruz.
نُتَابِعُ سَيْرَ الْعَمَلِ فِي الْمَشْرُوعِ كُلَّ أُسْبُوعٍ.
Projedeki işin gidişatını her hafta takip ediyoruz.
سَيْرُ القَافِلَةِ كَانَ بَطِيئًا فِي الصَّحْرَاءِ.
Kervanın ilerleyişi çölde yavaştı.
تَوَقَّفَتْ حَرَكَةُ السَّيْرِ بِسَبَبِ الْحَادِثِ.
Kaza yüzünden trafik durdu.
اِنْقَطَعَ سَيْرُ الْمِرْوَحَةِ فِي السَّيَّارَةِ مِمَّا تَسَبَّبَ فِي ارْتِفَاعِ دَرَجَةِ الْحَرَارَةِ.
Arabadaki fan kayışı koptu ve bu da sıcaklığın yükselmesine neden oldu.
تُسَيِّرُ أُمِّي شُؤُونَ الْبَيْتِ كُلَّ صَبَاحٍ قَبْلَ أَنْ تَذْهَبَ إِلَى عَمَلِهَا.
Annem her sabah işine gitmeden önce evin işlerini idare eder.
سَيَّرَ الْوَلَدُ لُعْبَتَهُ الصَّغِيرَةَ عَلَى الطَّاوِلَةِ بِيَدَيْهِ لِيُضْحِكَ أُخْتَهُ.
Çocuk kız kardeşini güldürmek için küçük oyuncağını elleriyle masanın üstünde hareket ettirdi.
تَسْعَى الْحُكُومَةُ إِلَى تَسْيِيرِ الْمَشَارِيعِ الْكُبْرَى فِي الْبِلَادِ بِأَسْرَعِ وَقْتٍ مُمْكِنٍ لِتَحْقِيقِ التَّنْمِيَةِ.
Hükümet, kalkınmayı sağlamak için ülkedeki büyük projeleri en kısa sürede yürütmeye çalışıyor.
yönetmek, tedvir etmek