حَصَلَ عَلَى تَعْوِيضٍ مَالِيٍّ عِوَضًا عَنِ الْأَضْرَارِ الَّتِي لَحِقَتْ بِمُمْتَلَكَاتِهِ.

Mülküne verilen zararların karşılığında maddi tazminat aldı.

دَفَعَتِ الشَّرِكَةُ عِوَضًا كَبِيرًا لِلْعُمَّالِ الَّذِينَ تَضَرَّرُوا فِي الْحَادِثِ.

Şirket, kazada zarar gören işçilere büyük bir tazminat ödedi.

يَبْحَثُ عَنْ عِوَضٍ لِخَسَارَتِهِ فِي الْعَمَلِ.

İşindeki kaybı için bir telafi arıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

عَوَّضَ

يُعَوِّضُ، تَعْوِيض

عَوَّضَ الْفَرِيقُ خَسَارَتَهُ فِي الْمُبَارَاةِ الْأُولَى بِفَوْزٍ كَبِيرٍ فِي الْمُبَارَاةِ الثَّانِيَةِ.

Takım, ilk maçtaki kaybını ikinci maçta büyük bir zaferle telafi etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler