أَحْتَاجُ إِلَى كِيسٍ كَبِيرٍ لِحَمْلِ مُشْتَرَيَاتِي مِنَ السُّوقِ.
Pazardan aldıklarımı taşımak için büyük bir torbaya ihtiyacım var.
أَحْتَاجُ إِلَى كِيسٍ كَبِيرٍ لِحَمْلِ مُشْتَرَيَاتِي مِنَ السُّوقِ.
Pazardan aldıklarımı taşımak için büyük bir torbaya ihtiyacım var.
هَلْ يُمْكِنُكَ أَنْ تُعْطِيَنِي كِيساً بِلَاسْتِيكِيّاً مِنْ فَضْلِكَ؟
Bana bir plastik poşet verebilir misin lütfen?
نَقَلُوا الدَّقِيقَ فِي كِيسٍ.
Unu bir çuval içinde taşıdılar.
Ayrıca: kist, kese
كَيَّسَ الْمُدَلِّكُ ظَهْرِي فِي الْحَمَّامِ.
Masör hamamda sırtımı keseledi.
poşetlemek, torbalamak