galeyan etmek

Anlamlar

ثَارَ — يَثُورُ · ثَوْرَة

ثار الشعب ضد قرارات الحكومة.

Halk, hükümetin kararlarına karşı galeyan etti.

اِحْتَدَمَ — يَحْتَدِمُ · اِحْتِدَام

احتدمت المشاعر أثناء النقاش.

Tartışma sırasında duygular galeyan etti.

فَاضَ — يَفِيضُ · فَيْض

فاض النهر بسبب الأمطار الغزيرة.

Nehir, şiddetli yağmurlar nedeniyle galeyan etti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler