حِمل — أحمال
كان القروي يتسلق التل بصعوبة حاملا الحمل على ظهره.
Köylü, sırtındaki şeleği zorlukla taşıyarak tepeye doğru tırmanıyordu.
كان القروي يتسلق التل بصعوبة حاملا الحمل على ظهره.
Köylü, sırtındaki şeleği zorlukla taşıyarak tepeye doğru tırmanıyordu.
كان العبء على أكتافهم علامة على رحلة طويلة وشاقة.
Omuzlarındaki şelek, uzun ve yorucu bir yolculuğun işaretiydi.
حمل الراعي حزمة الخشب على ظهره وانطلق نحو القرية.
Çoban, odun şeleğini sırtına yükleyerek köye doğru yola çıktı.