بَذَرَ

يَبْذُرُ، بَذْر
Aynı yazılan 2 kelime daha

بَذَرَ الفَلَّاحُ البُذُورَ فِي الحَقْلِ لِكَيْ يَحْصُدَ مَحْصُولًا جَيِّدًا فِي نِهَايَةِ المَوْسِمِ.

Çiftçi, sezon sonunda iyi bir hasat elde etmek için tarlaya tohum ekti.

بَذَرَ الْمُتَظَاهِرُونَ الْمَنْشُورَاتِ فِي الشَّوَارِعِ لِلتَّعْبِيرِ عَنْ آرَائِهِمْ.

Göstericiler, görüşlerini ifade etmek için sokaklara broşürler saçtılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

بَذْر

بُذُور

زَرَعَ الْفَلَّاحُ بُذُورَ الْقَمْحِ فِي الْخَرِيفِ.

Çiftçi buğday tohumlarını sonbaharda ekti.

بَعْدَ الِانْتِهَاءِ مِنْ عَمَلِيَّةِ الْبَذْرِ، مِنَ الْمُتَوَقَّعِ هُطُولُ الْأَمْطَارِ.

Ekim işlemi tamamlandıktan sonra yağmur yağması bekleniyor.

İlişkili Kelimeler

بَذَّرَ

يُبَذِّرُ، تَبْذِير

أَنْتَ تُبَذِّرُ وَقْتَكَ بِإِهْدَارِهِ عَبَثًا.

Zamanını boşa harcayarak israf ediyorsun.